Connect with us

Hi, what are you looking for?

Genel

Ezanlar Slogan Değil, Milletin Vicdanıdır: Ezan-ı Şerif’in Önemi

Biz Türk toplumunun birçok hassasiyeti vardır. Ancak bunların içerisinde öyle değerler vardır ki, milletimizin ortak vicdanını ve ortak hafızasını temsil eder. Bunların başında da yıllardır dillerden düşmeyen şu ifade gelir, “Ezan susmaz, bayrak inmez, vatan bölünmez.”

Bu söz, sadece bir slogan değildir. Bu topraklarda yaşayan milyonlarca insanın ortak duygusunun, ortak inancının ve ortak tarih şuurunun özeti niteliğindedir. Siyasi görüşü ne olursa olsun, toplumun büyük çoğunluğu bu değerlere sahip çıkmayı bir vatandaşlık görevi olarak görür.

Yaz Aylarında Gündeme Gelen Şikayetler: Bodrum Örneği

Bugün bu konuyu kaleme alma sebebim, geçtiğimiz günlerde Bodrum’da yaşanan bir olaydır. Sosyal medyaya yansıyan haberlere göre bir aile, sabah ezanından rahatsız oldukları gerekçesiyle hoparlörün kaldırılmasını talep etmiş. Son dönemlerde yaz aylarıyla birlikte bu tür şikayetler kamuoyuna yansır oldu. İnanmak istemesek de yazın gelmesiyle bu tür haberleri okuyoruz. Gönlümüzden bu tür haberlerin doğru olmadığı geçmektedir.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu milletin asırlardır alışık olduğu, sevinçte ve hüzünde kendisine eşlik eden ezan sesinden rahatsız olunmasını anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü ezan, yalnızca namaza çağrı değildir. “Ezan-ı şerif” bir medeniyetin sesi, bir milletin hafızası ve bu toprakların manevi kimliğinin sembolüdür.

Medeniyetimizin Sesi ve Ruh Kökümüz

Üstelik bu millet ezan-ı şerifi aslına döndüren bir başbakanı rahmet ve minnetle anıyor. Ne güzel demiş milli şairimiz M.Akif Ersoy,

“Bu ezanlar ki şahâdetleri dinin temeli Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli”

Hatırlanacağı üzere yıllar önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de benzer tartışmalar yaşanmış, “ezan-ı şerif” in hoparlörle okunmasına karşı dava açılmış ve çeşitli girişimlerde bulunulmuştu. Bir avukat hanım ezandan rahatsızlığını mahkemeye taşımış ve mahkeme “ezan-ı şerif” okunmasına devam edilmesi yönünde karar vermişti. Çok şükür bugün Kıbrıs’ta hâlâ minarelerden ezan sesleri yükselmeye devam ediyor. Çünkü “ezan-ı şerif”, bu milletin ruh kökünün ayrılmaz bir parçasıdır.

Tarihi Mirasımız Olarak Birlikte Yaşama Kültürü

Bizler gücünü tarihinden alan bir milletiz. Osmanlı’dan Selçuklu ‘ya, Anadolu Selçukludan daha da eski dönemlere uzanan köklü bir medeniyet mirasının evlatlarıyız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak farklı düşüncelere, farklı etnik kökenlere ve farklı inançlara sahip insanlarla birlikte yaşıyoruz.

Ülkemizde Yahudi vatandaşlarımız cumartesi günü sinagoglarına giderken kimse onlara müdahale etmez. Hristiyan vatandaşlarımız pazar günleri kiliselerinde ibadetlerini yerine getirirken kimse bundan rahatsızlık duymaz. İşte birlikte yaşama kültürünün güzelliği de burada ortaya çıkar. Zaten bu birlikte yaşamak bize tarihi bir mirastır. Herkesin inancına saygı duyulduğu bir ülkede, toplumun büyük çoğunluğunun manevi değeri olan ezanın susturulmasını talep etmek ise anlaşılması güç bir durumdur.

Ezan-ı Şerife Duyulan Toplumsal Hassasiyet

Elbette insanları yargılamak yerine onlar için hidayet ve basiret dilemek daha doğru olacaktır. Ancak bir gerçeği de ifade etmek gerekir ki; “ezan-ı şerif” bu milletin ortak değerlerinden biridir ve bu değerin korunması konusunda toplumun büyük çoğunluğu hassasiyet göstermektedir. Namaz kılsın ya da kılmasın bizim insanımız ezan sesini duymaktan keyif alır ve sahip çıkar. Yurtdışına (Çoğunlukla Avrupa) çıkan hemen her tanıdığım ülkeye döndüklerinde “ezan-ı şerif”i özlediklerini ifade etmiştir. Bu, Türk insanının içinde “ezan-ı şerif”e olan muhabbetinden kaynaklanmaktadır.

Manevi Değerlere Sahip Çıkan Güzel Bir Örnek: Çanakkale

Öte yandan yalnızca olumsuz örneklerden bahsetmek de doğru değildir. Yakın zamanda Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki bir tatil beldesinde yaşayan Ebru Erdönmez isimli bir vatandaşımızın yaptığı davranış da kamuoyuna yansıdı. Bölgede ezan sesini yeterince duyamadığı için kendi imkânlarıyla özel bir hat çektirerek bahçesine hoparlör sistemi kurdurmuş ve ezanı daha rahat duyabilmek için çaba göstermişti.

Elbette her insanın yaptığı davranışı doğru bulmak zorunda değiliz. Ancak toplumların ayakta kalmasını sağlayan şey, ortak değerlerine sahip çıkan insanların varlığıdır. Bodrum’daki talebi nasıl doğru bulmuyorsak, manevi değerlerine sahip çıkmak için fedakârlık gösteren insanların gayretlerini de takdir etmek gerekir.

Sınırları Aşan Ortak İnancımız

Bu vesileyle üstüne basa basa şunu bir kez daha ifade etmek isterim; Ezanlar susmaz, bayraklar inmez, vatan bölünmez.

Bu sözlerin sadece meydanlarda söylenen bir slogan olarak söylenmiyor ruhumuza işlenmiş olarak haykırılıyor. Asıl önemli olan, bu ifadelerin kalplerimizde yer bulması, davranışlarımıza yansıması ve gelecek nesillere aktarılmasıdır. Konu hakkında çok daha yazılabilir hatta yazı dizisi bile yapılabilir. Ancak bu kadarı ile yetinelim.

Milletleri ayakta tutan yalnızca sınırlar değil; ortak değerler, ortak hatıralar ve ortak inançlardır. “Ezan-ı şerif” da bu ortak değerlerin en güçlü manevi seslerinden biridir.

Ezan-ı Şerif: Milletin Vicdanı ve Medeniyetin Sesi

Abdulkadir ŞEN’in diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

1971 yılında Sakarya’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Adapazarı’nda tamamladı. Halkla ilişkiler ve medya mezunu olan Abdülkadir Şen evli ve 2 çocuk babasıdır. 1999 depremi sonrası Beton Santrali Müdürü olarak 7 yıl görev yaptı. 2007 yılında Sakarya Kültür ve Sosyal Yardım Vakfı ( SAKVA)'nda Yönetim Kurulu Üyesi ve idareci olarak bulundu. Seyahat etmeyi seven Abdülkadir Şen’in yaptığı seyahatlerinden derlediği FAS ve BALKANLAR’ı anlattığı yayımlanmış 2 gezi/anı kitabı, Kurtuluş savaşı kahramanlarından Kazım Çavuş'un savaş hatıralarını yazdığı bir kitabı vardır. Sakarya merkezli yayın yapan Zafer Dergisinde ve Yeni Sakarya Gazetesinde yazıları çıkmaktadır. Halen Sakarya ili Adapazarı ilçesinde hayatını sürdürmektedir.

Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Genel

Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsü, hayat serüveninin sorgulandığı ve bu serüvene dair derin düşüncelerin anlatıldığı, yürek burkan bir türküdür. Türkünün her mısrası, insanın dünyadaki yolculuğuna...

Gezi

Ostrozac Kalesi (Boşnakça: Tvrđava Ostrožac) Bosna-Hersek’in en güzel ve en küçük şehirlerinden biri olan Cazin’e bağlı Ostrojaç köyünde bulunan bir kaledir. Kale, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16....

Genel

TEBRİKLER SAKARYA KENT KONSEYİ, TEBRİKLER GENÇLİK MECLİSİ. Sohbetlerimizde her nasılsa yeni neslin durumunu tartışmaya açarız. Bu konuda oldukça mahir olan toplumumuz. Gençleri de hedefe...

Genel

Âlimin Ölümü Âlemin Ölümü Gibidir. Yıllardır yaptığı sohbetlerle irşat vazifesi yapan gönül insanı Sakarya’nın manevi büyüğü Ahmet Tomor Hoca Efendi vefat etti. Züht ve...

Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this