1971 yılında Sakarya’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Adapazarı’nda tamamladı. Halkla ilişkiler ve medya mezunu olan Abdülkadir Şen evli ve 2 çocuk babasıdır. 1999 depremi sonrası Beton Santrali Müdürü olarak 7 yıl görev yaptı. 2007 yılında Sakarya Kültür ve Sosyal Yardım Vakfı ( SAKVA)'nda Yönetim Kurulu Üyesi ve idareci olarak bulundu. Seyahat etmeyi seven Abdülkadir Şen’in yaptığı seyahatlerinden derlediği FAS ve BALKANLAR’ı anlattığı yayımlanmış 2 gezi/anı kitabı, Kurtuluş savaşı kahramanlarından Kazım Çavuş'un savaş hatıralarını yazdığı bir kitabı vardır. Sakarya merkezli yayın yapan Zafer Dergisinde ve Yeni Sakarya Gazetesinde yazıları çıkmaktadır. Halen Sakarya ili Adapazarı ilçesinde hayatını sürdürmektedir.
Bir Ramazan Bayramı’na daha kavuşmanın sevincini yaşarken, insan ister istemez içinde bulunduğumuz şartlarda bu bayramın ne kadar huzurla yaşanabildiğini sorgulamadan edemiyor. Zaman öyle hızlı...
Mübarek Ramazan ayının son on gününe girdik. Bu güzel Ramazan’da da hanelerimiz şenlendi, sofralarımız zenginleşti, evlerimiz dua ile doldu. Akşam ezanı ile iftar açmanın,...
Kemal… Olgunluk, yetkinlik, tamamlanmışlık. Fakat bana göre kemal, yalnızca kendi mahallende iyi görünmek değildir. Asıl kemal, dostun değil düşmanın tasdik ettiği bir karaktere sahip...
Yedincioğul Şiir Akşamı, Ramazan’dan birkaç gün önce Ada Bilim Koleji tarafından hafızalara kazınacak bir organizasyonla gerçekleştirildi. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve Üstat Sezai...
Şam’da üç gün süren yolculuğumuz, zaman olarak kısa ancak duygu ve hatıra bakımından derin izler bırakan bir deneyimdi. Geçtiğimiz hafta değerli bir ekip ile...
İnsan beslenme ile sadece karnını değil, aynı zamanda ruhunu da doyurur. Besmeleyle pişen ve dua ile yenilen sofralar yalnızca bir gelenek değil; huzurun, sofranın...
Zor zamanlar gelip geçicidir; asıl kalıcı olan, insanın hayata hangi pencereden baktığıdır. İnsanın hayatında inişli çıkışlı dönemler olduğu gibi, devletlerin ve toplumların da benzer...
Gıda israfı, günümüzde sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda büyük bir insanlık ayıbı olarak karşımıza çıkıyor. Doğrularımızı neden bu kadar çabuk terk ediyoruz?...
“Ben neyi değiştirebilirim ki?” demeden yola koyulmak, çözümün en büyük parçası olabilir. Eğer çıktığınız yol hak yol ise, savunduğunuz dava doğruysa ve söyledikleriniz gerçeği...
Dünya, utanma duygusunu kaybetmiş güç sahiplerinin elinde her geçen gün daha sert ve acımasız bir hâl alıyor. Artık küresel zulüm gizlenmiyor, süslenmiyor ya da...