Connect with us

Hi, what are you looking for?

Güncel

Arkadaş, Kutsalımıza Dokunmayın!

Mizah, insanlık tarihi boyunca toplumsal nefes alma alanlarımızdan biri olmuştur. Hayatın zorluklarıyla başa çıkmak, bazen eleştirmek, bazen de sadece tebessüm etmek için başvurduğumuz bir dildir. Ancak her dilin bir grameri, her özgürlüğün bir sınırı vardır. Söz konusu bir Müslümanın inancı, Allah’ın kelamı ve dini ritüelleri olduğunda, bu sınır beşeri teorilerle veya “ifade özgürlüğü” gibi esnek kavramlarla değil; doğrudan ilahi kurallarla çizilmiştir.

Bugün sahnelerde, ekranlarda veya sosyal medyada, sanat ve mizah kisvesi altında inancın en temel değerlerinin pervasızca alay konusu yapıldığına şahit oluyoruz. Seyirciden alınacak birkaç saniyelik alkış veya atılacak birkaç kahkaha uğruna, milyonlarca insanın kalbinde mukaddes olan değerler sıradanlaştırılıyor. Ancak şu çok iyi bilinmelidir ki; bir Müslüman için kutsalın tartışılmazlığı, niyetin ne olduğuna veya şakanın ne kadar “zekice” kurgulandığına bakılarak esnetilemez.

İslam inancında dini değerlerin eğlence konusu yapılamayacağı yoruma açık bir mesele değildir; doğrudan Kur’an-ı Kerim ayetleriyle sabitlenmiş kesin bir hükümdür. Bir Müslüman, inancına yönelik bir hürmetsizlik gördüğünde sosyolojiye değil, vahye bakar. Ve vahiy bu konuda çok nettir:

  • Kur’an-ı Kerim, Maide Suresi 57. ve 58. ayetlerinde inananların ibadet çağrısının oyun ve eğlence aracı yapılmasını şiddetle kınar. İbadet, kulun Yaratıcı ile kurduğu en mahrem ve yüce bağdır; hiçbir sahne şovunun malzemesi olamaz.

  • Dini değerlerle alay edenlerin yakalandıklarında sığındıkları ilk liman genellikle “Biz sadece eğleniyorduk, niyetimiz kötü değildi” savunmasıdır. Oysa Tevbe Suresi 64. ve 65. ayetler bu mazereti yüz  yıllar öncesinden çürütmüştür. Ayet açıkça sorar: “Allah’la, O’nun ayetleriyle ve O’nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz? Özür dilemeyin…” İslam’da dinin temelleriyle kasıtlı olarak dalga geçmenin, niyet mizah dahi olsa hiçbir hafifletici sebebi yoktur.

  • Hucurat Suresi 11. ayet, sadece inanç boyutuyla değil, toplumsal ahlak boyutuyla da insanların birbirleriyle alay etmesini yasaklar. Kutsalla alay etmek, inanan bir topluluğun varoluş zeminine saldırmaktır.

Bu tarz eylemlere imza atanların ve onları hararetle alkışlayanların tutumundaki en büyük çelişki, sahip oldukları çifte standarttır. Söz konusu farklı bir inanç grubu, belirli bir ideoloji veya kendilerine ait seküler bir hassasiyet olduğunda hızla “sansürcü” kesilip linç kültürünü devreye sokanlar, mesele İslam olduğunda aniden “ifade özgürlüğü” bayraktarına dönüşmektedir.

Fakat biz Müslümanlar, inancımızı savunurken başkalarının bu ikiyüzlü tutumuna göre pozisyon almayız. Başkalarının çifte standardı, bizim kutsalımıza sahip çıkma duruşumuzu zayıflatmaz; aksine bu duruşun ne kadar hayati olduğunu kanıtlar.

Bir sahnede elinize mikrofonu alıp, zekice kelime oyunlarının arkasına saklanarak Allah’ın kelamına, inananların ibadetlerine ve kutsal kavramlarımıza dil uzatmak bir “sanat” icrası değildir. Bizler için dini değerlerimiz; popüler kültüre, reytinglere veya gişe kaygılarına feda edilecek basit anlatılar değildir.

Bu yüzden duruşumuz amasız ve fakatsızdır. Açıkça söylüyoruz: Arkadaş, kutsalımıza dokunmayın, inancımızdan uzak durun. Bizim mukaddesatımıza bulaşmak masum bir davranış, sıradan bir entelektüel eleştiri veya zararsız bir şaka değildir. Kendi alkışınız için inancımızı ayaklar altına alma çabanızı hoş görmeyiz, normalleştirmeyiz ve sizi affetmeyiz. Kutsal olan her şeyden önce saygıyı hak eder; bu saygıyı zedeleyen her el, karşısında Müslümanın sarsılmaz ve tavizsiz inancını bulacaktır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

1977 yılında Kastamonu’da dünyaya geldi. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden ve Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünden mezun oldu. Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslami Bilimler Anabilim Dalı Kelam Bölümünde Yüksek Lisans yaptı. 2002 yılından beri reklamcılık sektörünün içerisinde yer aldı. Grafik tasarım üzerine uzmanlaştı. Sakarya Üniversitesi’nde Grafik Tasarım, Fotoğrafçılık, Medya Planlama ve Mesleki Bilgisayar Uygulamaları dersleri verdi. Profesyonel anlamda stok fotoğrafçılıkla uğraşmaktadır. Halen bir reklam ajansında grafik tasarım üzerine çalışmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Arkadaş, Kutsalımıza Dokunmayın! – Mücahiddin Şentürk

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Genel

Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsü, hayat serüveninin sorgulandığı ve bu serüvene dair derin düşüncelerin anlatıldığı, yürek burkan bir türküdür. Türkünün her mısrası, insanın dünyadaki yolculuğuna...

Genel

Tarih, yalnızca şanlı zaferlerin, kahramanlıkların ve parlak başarıların toplamı değildir. Bazen içimizi acıtan, çoğu zaman hatırlamakta zorlandığımız üzücü hadiselerle de karşı karşıya kalırız. Ne...

Gezi

Ostrozac Kalesi (Boşnakça: Tvrđava Ostrožac) Bosna-Hersek’in en güzel ve en küçük şehirlerinden biri olan Cazin’e bağlı Ostrojaç köyünde bulunan bir kaledir. Kale, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16....

Genel

TEBRİKLER SAKARYA KENT KONSEYİ, TEBRİKLER GENÇLİK MECLİSİ. Sohbetlerimizde her nasılsa yeni neslin durumunu tartışmaya açarız. Bu konuda oldukça mahir olan toplumumuz. Gençleri de hedefe...

Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this