Connect with us

Hi, what are you looking for?

Genel

Emrolunduğun gibi dosdoğru ol

Yaşadığımız bu topraklar, yüzyıllardır farklı renklerin, inançların ve kültürlerin bir arada barış içinde var olduğu, hoşgörünün ve kardeşliğin merkezi olmuştur. Bizler, farklılıklarımızı bir zenginlik sayarak yaşamayı öğrenmiş bir medeniyetin çocuklarıyız. Özellikle üniversiteler gibi bilimin ve evrensel değerlerin yeşerdiği mekânlarda, bu bir arada yaşama kültürünün en güzel örneklerini görmeyi umarız.

Ne var ki Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, içimizi burkan bir manzarayla karşılaştık. Bir mezunun, hayatının en özel gününde inancının ve ahlaki duruşunun bir ifadesi olarak yükselttiği “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” ayeti, bir grup tarafından adeta bedenlerle örülen bir duvarla görünmez kılınmak istendi. İçinde hiçbir nefret ya da ötekileştirme barındırmayan, aksine tüm insanlığa seslenen bu dürüstlük çağrısından neden bu denli rahatsız olundu? Bu sorunun cevabı, maalesef hâlâ aşılamamış ön yargılarda ve kalplerdeki katılaşmış hazımsızlıkta saklı.

Aynı sahnede siyasi sloganların, ideolojik söylemlerin özgürce, hatta alkışlarla karşılandığı bir ortamda, iş bir Kur’an ayetine geldiğinde beliren bu sansürcü refleks, en hafif tabirle samimiyetsizliktir. Kendi düşüncelerine sonsuz alan açılırken bir Müslümanın inancını sahneye taşımasına gösterilen bu tahammülsüzlük, açık bir çifte standardın yansımasıdır. Bu, bir öğrenci grubunun anlık tepkisinden ibaret değil; Müslümanca bir var oluşu kamusal alanda görmek istemeyen dışlayıcı bir zihniyetin dışa vurumudur. Hukukun ve adaletin öğretildiği bir fakültede ilahi bir mesaja karşı örülen bu duvar, hepimizi insanlık onuru adına düşündürmelidir.

Bizler, inancını hayatının merkezine koymuş; bu inancın getirdiği sevgi, merhamet ve adaletle topluma katkı sunmaya çalışan insanlarız. Dinimiz ve kutsallarımız, en hassas olduğumuz, varoluşumuzun temel çizgisidir. Yüzyıllardır süregelen bir arada yaşama tecrübemiz, kutsallarımıza dokunulduğunda sessiz kalacağımız anlamına gelmez. Bugün azınlıkta bir grup bu denli umursamazca inanç değerlerimize saldırabiliyorsa, bunun bir nedeni de bizim nezaketimizin ve sabrımızın yanlış anlaşılmasıdır. Ayrımcılığı körükleyenler seslerini ne kadar yükseltiyorsa, bizler de onurumuzu ve inancımızı korumak için en az onlar kadar kararlı bir sesle karşılarında durmalıyız. Aksi hâlde sessizliğimiz, inançlı yüreklerin kendi topraklarında yabancılaşmasına zemin hazırlayacaktır.

O gün sahnede gizlenmek istenen sadece bir kumaş parçası değil, bir inancın ve insanlığın onuruydu. Ancak hakikat, hiçbir duvarın ardına hapsedilemez. Bizler inancımızı hayatın her alanında aynı samimiyetle taşımaya devam edecek, o ilahi çağrıyı kalbimizde ve dilimizde yaşatacağız: Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

1977 yılında Kastamonu’da dünyaya geldi. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden ve Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünden mezun oldu. Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslami Bilimler Anabilim Dalı Kelam Bölümünde Yüksek Lisans yaptı. 2002 yılından beri reklamcılık sektörünün içerisinde yer aldı. Grafik tasarım üzerine uzmanlaştı. Sakarya Üniversitesi’nde Grafik Tasarım, Fotoğrafçılık, Medya Planlama ve Mesleki Bilgisayar Uygulamaları dersleri verdi. Profesyonel anlamda stok fotoğrafçılıkla uğraşmaktadır. Halen bir reklam ajansında grafik tasarım üzerine çalışmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

2 Comments

2 Comments

  1. Pingback: Emrolunduğun gibi dosdoğru ol – Mücahiddin Şentürk

  2. Abdulkadir Şen

    10 Temmuz 2026 at 08:51

    Bunu yapanların Hukuk fakültesi mezunu olması daha iç acıtıcı. Hukukçular sırf ayeti gizlemek adına “dosdoğru” olmayı inkar ediyor. Gelde bunlara güven

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Genel

Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsü, hayat serüveninin sorgulandığı ve bu serüvene dair derin düşüncelerin anlatıldığı, yürek burkan bir türküdür. Türkünün her mısrası, insanın dünyadaki yolculuğuna...

Genel

Tarih, yalnızca şanlı zaferlerin, kahramanlıkların ve parlak başarıların toplamı değildir. Bazen içimizi acıtan, çoğu zaman hatırlamakta zorlandığımız üzücü hadiselerle de karşı karşıya kalırız. Ne...

Gezi

Ostrozac Kalesi (Boşnakça: Tvrđava Ostrožac) Bosna-Hersek’in en güzel ve en küçük şehirlerinden biri olan Cazin’e bağlı Ostrojaç köyünde bulunan bir kaledir. Kale, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16....

Genel

TEBRİKLER SAKARYA KENT KONSEYİ, TEBRİKLER GENÇLİK MECLİSİ. Sohbetlerimizde her nasılsa yeni neslin durumunu tartışmaya açarız. Bu konuda oldukça mahir olan toplumumuz. Gençleri de hedefe...

Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this