Bu yazımıza PDHES’lerin tarihsel gelişimine vurgu yaparak başlayacağım.
Bu santraller yirminci yüzyılın son dönemlerinde geliştirilmiştir. Ancak ilk büyük ölçekli örnekleri 2. Dünya savaşı sonrasında geliştirilmeye başlanmıştır. Bu süreçte nüfusun hızla artması, finansın hızlı büyümesi, yükselen hayat standartları, elektik arz/talep dengesini de bozmuş, pik enerji ihtiyaçları doğmuştur. Bu dönemde PDHES’lerin çözüme hizmet edeceği düşüncesi ile Kanada-ABD sınırındaki Lewiston projesi, Niagara şelalesinin turistik sezonda akışına hizmet dereken diğer taraftan enerji dengeleme özelliği sayesinde, Niagara şelalesini besleyen kaynaklar turistik sezon saatlerinde açılarak, turizm gelirlerine de katkısı olmuştur.
Daha sonraları hali hazırda dünyanın en büyük PDHES’i olan Amerika’daki Bath County Tesisi (1985) 3.003 MW kapasitesi ile %80 verimle Doğu ABD’nin enerji dengesini sağlamaktadır. Almanya/Goldisthal Tesisi 1.060 MW kapasitesi ve %79 verimle RES’e entegre edilmiştir. Küçük ada sistemlerinde enerji sürekliliğini sağlayan Japonya Okinawa Tesisi ise kompakt sisteme güzel bir örnek olmuştur.
Değişken yenilenebilir enerji kaynakları şebekelere entegre edildikçe Çin, bazı Avrupa ülkeleri ve gelişmekte olan birçok ülkede PDHES’lerin sayısı artmıştır. Günümüzde dünyanın toplam PDHES Kurulu gücü 160 GW‘ın üzerindedir. Ve bu PDHES’lerde tahmini depolanan enerji on milyon MWh’lere ulaşmıştır. Bu da neredeyse ülkemizin haftalık enerji tüketimini karşılayacak bir kapasitedir.
Avami olarak baktığımızda bataryalı sistemler (konvansiyonel aküler) PDHES’lere kıyasla % 5 seviyelerindedir. Sadece Çin’de 2010 yılından itibaren 15.000 MW yeni PHES kurulumu gerçekleşmiştir. Günümüz itibarı ile Çin’in toplam PHES kurulu gücü 30.000 MW’ın üzerindedir. 2030 yılına kadar tüm Dünya’da yaklaşık 80 GW ek PHES kurulması öngörülmektedir.
Dünya üzerinde kurulu depolama teknolojilerinin %94’ü PDHES’tir. Yine toplam depolama kapasitesinin %99’u PDHES’ler tarafından sağlanmaktadır. Geçtiğimiz sene küresel ölçekte devreye alınan tüm enerji santrallerinin yarıdan fazlası rüzgâr ve güneş santralleriydi. Yine aynı dönemde devreye alınan yenilenebilir enerji gücü tüm dönemlerin rekorunu kırıyor. Yeni devreye alınan santrallerde RES ve GES’ler toplam kapasitenin %60’ını geçiyor. Bu da, küresel bir dönüşümü işaret ediyor.
Artık dünyada rüzgâr ve bilhassa güneş enerji santralleri malzeme maliyetlerinde diğer santralleri ekarte edecek seviyelerde önemli kırımlar oluştu. Artık yatırımcı çok daha fazla RES ve GES’lere yöneliyor.
Ülkelerin teşvikleriyle yenilenebilir enerji santralleri sıra dışı bir hızla yoğunluğunu arttırmaktadır. Bu santrallerin çoğalması şebekelerde bazı planlamalar yapmaya gerekli kılmaktadır. İşte bu aşamada PDHES’ler, yenilenebilir enerji kaynaklarının dengesiz üretimini dengelemek için devreye girer.
PDHES’lere devam edeceğiz.
1969 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk ve orta öğretimini Adapazarı’nda, Lise eğitimini Sakarya 1. Endüstri Meslek Lisesinde (Elektrik Bölümü) tamamladı. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünde tamamladı. İlk Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Yüksek Mühendis” unvanını alarak, ikinci Yüksek Lisans eğitimini ise Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İşletme bölümünde “İşletme Bilim Uzmanı” unvanını alarak tamamladı. Askerliğini kısa dönem olarak Ankara’da ve Manisa’da yaptı. Çalışma hayatına 1991 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda başladı, Sivas, Tekirdağ ve Sakarya illerinde Teknik Öğretmen ve Yönetici olarak vazife yaptı. 2004-2007 yılları arasında Adapazarı Merkez Belediyesi’nde Teknik İşler Başkan Yardımcısı, 2007-2014 yılları arasında Sakarya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcısı ve 2021-2022 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev aldı. Halen Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Daire Başkanı olarak vazife yapmaktadır ve bu daire sorumluluğunda kuruma ait 6 HES ve 1 GES işletmeciliği yapılmaktadır. 2017-2024 yılları arasında Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Sakarya Şube Başkanlığı’nı yürütmesinin yanında yerel ve ulusal ölçekli derneklerde muhtelif görevlerde bulunmuştur. 2015 yılından bu yana “Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı" da yapmaktadır. Telekomünikasyon alanında Cem SERTEL ile birlikte kaleme aldığı “Haberleşme Tekniği-1” kitabı halen lise ve üniversitelerde okutulmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır.






















