Connect with us

Hi, what are you looking for?

Eğitim

Sıkılmak Beynin Gelişimi İçin Bir İhtiyaçtır

Yaz tatili geldiğinde birçok ebeveynin ortak hedefi çocuklarının zamanını en verimli şekilde değerlendirmektir. Yaz okulları, kurslar, etkinlikler, ekranlar ve planlı programlar derken çocukların neredeyse boş vakti kalmaz. Oysa gelişim psikolojisi ve nörobilim alanındaki güncel çalışmalar, çocukların gelişimi için bazen en gerekli şeyin “hiçbir şey yapmamak” olduğunu göstermektedir. Çünkü sıkılmak, sanılanın aksine ortadan kaldırılması gereken bir durum değil; beynin gelişimi için gerekli olan doğal bir süreçtir.

Yetişkinler çoğu zaman sıkılmayı olumsuz bir duygu olarak değerlendirir ve çocuk bu duyguyu yaşamaya başladığında hemen çözüm üretmeye çalışır. Ancak bu yaklaşımın uzun vadede önemli bir sonucu vardır: Çocuk, kendi iç dünyasından gelen “Şimdi ne yapabilirim?” sorusunu sormayı öğrenemez.

Sıkılmanın Zihinsel Arka Planı

Nörobilim Açısından Varsayılan Mod Ağı (DMN)

Nörobilim açısından bakıldığında sıkılma anlarında beynin “varsayılan mod ağı” (Default Mode Network) adı verilen sistemi daha aktif çalışmaya başlar. Bu ağ, kişi dışarıdan yoğun bir uyaran almadığında devreye girer. Çocuk hayal kurar, geçmiş deneyimlerini zihninde yeniden düzenler, geleceğe ilişkin senaryolar oluşturur ve farklı fikirler arasında bağlantılar kurar. Bir anlamda beyin, dış dünyadan kısa süreliğine uzaklaşıp kendi içinde çalışmaya başlar. İşte yaratıcılık, problem çözme becerisi ve özgün düşünme çoğu zaman bu sessiz zihinsel süreçlerin ürünüdür.

Sürekli Uyarılmanın Getirdiği Tehlikeler

Bunun tam tersi ise sürekli uyarılmadır. Telefonlar, tabletler, kısa videolar ve hızlı değişen dijital içerikler beynin ödül sistemini sürekli harekete geçirir. Her yeni görüntü küçük bir merak ve haz duygusu oluştururken çocuk, dışarıdan gelen uyaranlara bağımlı hâle gelebilir. Bir süre sonra kendi başına oyun kurmak, uzun süre aynı etkinlikle ilgilenmek veya sadece düşünerek vakit geçirmek zorlaşır. Dikkat süresinin kısalması, sabırsızlık ve sürekli yeni bir uyaran arayışı bunun doğal sonuçları arasında yer alabilir.

Sıkıntıdan Üretime Geçiş İçin Doğal Çözümler

Çözümü Hazır Olmayan Alanlar Yaratmak

Elbette burada amaç çocukların saatlerce hiçbir şey yapmadan beklemesi değildir. Önemli olan, onların çözümü hazır sunulan etkinlikler yerine kendi oyunlarını üretebilecekleri alanlar oluşturmaktır. Bahçede taş toplamak, karton kutulardan ev yapmak, eski oyuncakları farklı amaçlarla kullanmak ya da yalnızca pencereden dışarıyı izlemek bile çocuğun zihinsel üretimini destekleyen deneyimler olabilir. Çünkü oyun, çocuk için yalnızca eğlence değil; düşünmenin, denemenin ve duygularını işlemenin doğal yoludur.

Ebeveynlerin Rolü: Çözüm Üretmek Yerine Soru Sormak

Ebeveynlerin bu süreçte üstlenmesi gereken rol çocuğa güvenli bir ortam sunmaktır. Çocuk “Canım sıkılıyor.” dediğinde hemen çözüm üretmek yerine, “Sence şu an ne yapmak sana iyi gelir?” diye sormak, öz düzenleme becerisini destekleyen güçlü bir yaklaşımdır. Bu soru, çocuğun dikkatini dışarıdaki uyaranlardan kendi düşüncelerine yöneltmesini sağlar. Zamanla çocuk, sıkılmanın geçici bir duygu olduğunu ve bu duyguyla baş edebileceğini öğrenir.

Belki de yaz tatilinin çocuklara kazandırabileceği en önemli beceri budur: Her boşluğu doldurmak zorunda olmadığımızı fark etmek. Çünkü bazen gelişim, planlanmış etkinliklerin içinde değil; sıkılmaya izin verilen sessiz anlarda gerçekleşir.

Sıkılmak: Çocuk Beyninin Gelişimi İçin Bir İhtiyaç

Yazarın diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Psikolojik Danışman Erva Nur İris, lisans eğitimini 2019-2023 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünde tamamlamıştır. Akademik yolculuğuna aynı üniversitede Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık yüksek lisans programı ile devam etmektedir. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünde ikinci lisans eğitimini sürdürmektedir. 2023 yılından itibaren İris Psikoloji’nin kuruluş sürecinde aktif rol almış ve burada çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri sunmaya başlamıştır. Kaygı bozuklukları, bağlanma problemleri, ilişki ve iletişim sorunları, çocuk ve ergen psikolojik danışmanlığı, bireysel terapi ve aile danışmanlığı gibi pek çok alanda hizmet vermektedir. Humanistik ve çözüm odaklı terapi yaklaşımlarını temel alarak bütüncül bir yöntemle çalışmaktadır. Katıldığı mesleki seminer ve eğitimlerle, özellikle mutluluk, öz şefkat, bağlanma, kaygı ve ilişkiler gibi konularda uzmanlığını desteklemiştir. Mesleki amacı, bireylerin kendi içsel potansiyellerini keşfetmelerine ve yaşam yolculuklarında daha sağlıklı bir denge kurmalarına katkı sağlamaktır.

Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Genel

Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsü, hayat serüveninin sorgulandığı ve bu serüvene dair derin düşüncelerin anlatıldığı, yürek burkan bir türküdür. Türkünün her mısrası, insanın dünyadaki yolculuğuna...

Genel

Tarih, yalnızca şanlı zaferlerin, kahramanlıkların ve parlak başarıların toplamı değildir. Bazen içimizi acıtan, çoğu zaman hatırlamakta zorlandığımız üzücü hadiselerle de karşı karşıya kalırız. Ne...

Gezi

Ostrozac Kalesi (Boşnakça: Tvrđava Ostrožac) Bosna-Hersek’in en güzel ve en küçük şehirlerinden biri olan Cazin’e bağlı Ostrojaç köyünde bulunan bir kaledir. Kale, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16....

Genel

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımızın evinde geç saatlerde sohbet ederken yan daireden gelen yoğun bir makine gürültüsü bizi rahatsız etti. Sorduğumda akşamları geç saatlerde komşusunun...

Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this