Enerjinin geleceği üretimde mi, depolamada mı çok tartışılan bir konu. Aslında enerji üretimi depolamanın bir basamak önünde, enerji üretimi küresel düzeyde belli bir eşiği geçtikten sonra teknoloji daha çok depolamaya yönelecek, ama uzmanlar depolama çalışmalarına bu kadar öteleme taraftarı değil.
Enerji depolama dendiğinde elektrikli araçlarda yaygın olarak kullanılan kimyasal bazlı batarya teknolojileri akla geliyor. Bu bataryalar, enerjiyi yüksek verimle geri verebilme özelliklerine sahip olsa da pahalı hammaddelerle üretilmeleri ve zamanla performans kaybı yaşamaları, bu sistemlerin büyük ölçeklerde kullanımını kısıtlıyor.
Tabii bu uygulama toplu konutlar, toplu yaşam alanları ve işletmelerin olduğu bölgelerde enerji depolamaya uygun değildir. Bu bağlamda araştırmacılar yaşam alanlarında da uygulanabilecek ve kimyasal bazlı olmayan çözüm arayışlarını sürdürüyorlar.
Bu kapsamda, konteynerize izotermal hava sıkıştırma sistemi geliştiriliyor. Bu sistem, içine alınan havayı sıkıştırarak enerji depoluyor ve ihtiyaç duyulduğunda tekrar kullanıma sunuyor. Depolanan elektriğin yaklaşık %70’ini geri verdiği iddia edilen bu teknoloji, beraberinde birçok avantajı da getiriyor.
PW dergisinde Pilar Sanchez Molina imzalı yazıya göre; Fransız çokuluslu şirketi Segula Technologies, sanayi, konut eko-bölgeleri, alışveriş merkezleri, enerji santralleri ve kamusal altyapı için sürdürülebilir yenilenebilir enerji depolama çözümü olan Remora’yı tanıtıyor, 12 metrelik konteynerlerde hizmet verecek bu teknoloji için 30 yıllık kullanım ömrüne sahip olduğu, kirletici emisyon üretmediği ve ürünün lityum veya NTE (nadir toprak elementleri) içermediği ifade ediliyor.
Sistemin ana yapısında bir kompresör, ısı değiştiriciler, hava depolama tankları var. Kullanılan malzemeler piyasada rahatça temin edilebilecek ve ileri teknoloji gerektirmeyen parçalardan oluşuyor. Böylece, hem ucuz, hem üretimi kolay, hem olası arızalarda kolay tamir edilebilen, hem de uzun ömürlü bir sistem ortaya çıkıyor. Sistemin depolama süresini ikiye katlamak isterseniz; basınçlı hava tankı sayısını iki katına çıkarmak yeterli.
Segula tarafından on yıldır üzerinde çalışılarak geliştirilen patentli “izotermal hava sıkıştırma yöntemi” ilk olarak su altında yenilenebilir enerji depolamak için tasarlanmış. Remora teknolojisinden yararlandığından, büyük enerji kullanıcıları için sistemin “Remora Stack” ve konut enerji depolaması için ise sistemin “Remora Home” adlandırıldığı, sistemin depolama kapasitesinin kompresörün boyutuna ve basınçlı hava depolama kapasitesine bağlı olduğu, müşterilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanabildiği beyan ediliyor.
Remora Stack için, on saatten fazla enerji depolayabileceği ancak yapılacak prototipler ile kanıtlanacak. Her biri 200 kW güç çıkışına sahip iki endüstriyel ölçekli prototip İspanya’da Eibar ve Bilbao’da inşa edilmesi planlanıyor. Bu sahalar proje ortakları Belçikalı danışmanlık şirketi Zabala, İspanya’nın ABC Compressors, Portekizli kamu hizmeti şirketi EDP, Fransız teknoloji üniversitesi IMT Atlantique, İspanyol mühendis Lomartov, iletişim ajansı Icons, Fransız elektrik iletim sistemi operatörü RTE ve Portekizli şirket R&D Nester ile işbirliği içinde kurulacak.
Endüstriyel ölçekteki ilk pilot projenin 2026 yılında, ilk Remora Stack üretim ünitelerinin ise 2028/29 mali yılında devreye alınması planlanıyor.
Sistemin özelliği gereği, özellikle apartmanlar ve iş yerleri için güneş enerjisinden maksimum verim alınmasına da imkân sağlanmış olacak. Eğer sistem uzun vadede ekonomik bir fiyat avantajı da sağlayabilirse, apartmanlar ve iş yerleri için kurulan Çatı GES’ler artık gece saatlerinde de enerji sağlayacak ve yenilenebilir enerji kullanımını ciddi oranda artırabilecektir.
Merakla takip ediyoruz.
1969 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk ve orta öğretimini Adapazarı’nda, Lise eğitimini Sakarya 1. Endüstri Meslek Lisesinde (Elektrik Bölümü) tamamladı. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünde tamamladı. İlk Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Yüksek Mühendis” unvanını alarak, ikinci Yüksek Lisans eğitimini ise Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İşletme bölümünde “İşletme Bilim Uzmanı” unvanını alarak tamamladı. Askerliğini kısa dönem olarak Ankara’da ve Manisa’da yaptı. Çalışma hayatına 1991 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda başladı, Sivas, Tekirdağ ve Sakarya illerinde Teknik Öğretmen ve Yönetici olarak vazife yaptı. 2004-2007 yılları arasında Adapazarı Merkez Belediyesi’nde Teknik İşler Başkan Yardımcısı, 2007-2014 yılları arasında Sakarya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcısı ve 2021-2022 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev aldı. Halen Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Daire Başkanı olarak vazife yapmaktadır ve bu daire sorumluluğunda kuruma ait 6 HES ve 1 GES işletmeciliği yapılmaktadır. 2017-2024 yılları arasında Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Sakarya Şube Başkanlığı’nı yürütmesinin yanında yerel ve ulusal ölçekli derneklerde muhtelif görevlerde bulunmuştur. 2015 yılından bu yana “Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı" da yapmaktadır. Telekomünikasyon alanında Cem SERTEL ile birlikte kaleme aldığı “Haberleşme Tekniği-1” kitabı halen lise ve üniversitelerde okutulmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır.























