Connect with us

Hi, what are you looking for?

Genel

Enerjinin Rüzgârı

Türkiye Yüzyılı’nın bir ayağı da enerji. Enerji Yüzyılı… Enerji’de ülke olarak koyduğumuz hedefler var. Mesela önümüzdeki 20 yıl içerisinde ülkemizin enerji ihtiyacının % 25’inin rüzgârdan karşılanması hedefleniyor. Bu hedefe yüzeysel bakıldığında sadece enerji yönünden değerlendirilebilir, ama bu eksik olur. Bu hedef; rüzgâr enerjisi elde etmek için bu santrallere ait türbinlerin, kulelerin, kanatların, elektrik aksamlarının imalatı da demek aynı zamanda. Bu alanda yatırım yapmak demek, eleman yetiştirmek ve eleman istihdam etmek demek… Hatta kendini geliştiren firmaların yurtdışına açılması demek.

On beş yıl önce sıfır noktasından bugün 11.609 MW seviyesine gelen rüzgâr enerjisi ile 2023 Eylül ayı sonu itibarıyla 363 santral ile ülkemizin enerji ihtiyacının % 11’ini sağlanıyor. Dünya ortalamasında bu oran % 7,5. Ülkemiz Rüzgar Enerjisi üretiminde kurulu güç olarak dünyada 12. ve Avrupa’da 6. sırada… Ülkemizde 7 adet kule ve 4 adet kanat fabrikasının yanı sıra sektöre hizmet eden yüzlerce işletme ile Rüzgâr Sanayisi diye adlandırılabilecek sektörde Avrupa’nın ilk 5’ine girmiş durumda.

Avrupa’da da enerji üretiminde rüzgârın payının arttığını hepimiz biliyoruz. Avrupa, tirbünleri üretmek için parçaların büyük çoğunluğunu hâlihazırda Çin’den karşılıyor ve bundan çok mutlu değil. Çin’e olan bağımlılığı azaltmak düşüncesindeki Avrupa, Rüzgâr Sanayi’ne ait ürünleri ekonomik olarak avantajlı gördüğü başka ülkelerden temin etmek istiyor ve bu durum ülkemizi Avrupa’nın bu alandaki en büyük tedarikçisi haline getirebilir.

Bakanlıkça ülkemizin rüzgâr potansiyeli mevcut teknoloji ve şartlarda yaklaşık 100 bin MW olarak hesaplanmış, rüzgâr türbini teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde ise 150 bin MW seviyelerine kadar çıkabileceğini öngörülmüştü. Bu da 150 milyar dolara yakın bir yatırım anlamına geliyor. Bu anlamda ülkemizin yabancı yatırımcıya da ihtiyacı var.

Bir de deniz üstü rüzgâr enerjisi konusu var. Bu konuda da ülkemiz son yıllarda gerçekten çok mesafe kat etti. Türkiye’de güçlü ve verimli bir deniz üstü rüzgâr enerjisi sektörünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar son hızla devam ediyor. Bu kapsamda met-ocean analizlerinin, deniz tabanı ölçümlerinin, idari ve çevresel değerlendirmelerinin bakanlıkça yapılması önemli. Deniz üstü rüzgâr enerjisi projeleri, çevresel ve sosyal uyum ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmalı ve uygulanmalı. Enerji potansiyelinden önce çevre ve sosyal etkilerinin detaylı olarak hesaba katılmalı. Yapılacak projelerde uluslararası (çevresel ve sosyal) standartlara uygun projeler geliştirildiği takdirde, yabancı yatırımcıların gelmesi, finans kuruluşlarının ve kredi ajanslarının desteği de eksik olmayacaktır.

Rüzgâr yatırımlarında yukarıda bahsettiğimiz ülkemizin Rüzgâr Sanayii’nde önemli aktörlerden olabilmesi için mutlaka bu santrallerin yapımında yerlilik şartına yer verilmeli, ancak bu şartın projelerin aksamasına veya yatırımcı çekmesine mani olmayacak şekilde planlanması önem arz etmektedir.

Son olarak yenilenebilir enerji yatırımcılarını en çok yoran ve belirsizliklerin en fazla olduğu alan olan izin süreçleri ve cezai yaptırımlar konusunda da beklentilere hızlı bir şekilde karşılanması gerekiyor. Bu bağlamda izin süreçleri netleştirilmeli, izin sürelerinin kısaltılması için bir merkez kurulmalı ve konulacak cezai şartlar makul planlamalı ve uygulanmalı.

Rüzgârınız da, enerjiniz de bol olsun.

Written By

1969 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk ve orta öğretimini Adapazarı’nda, Lise eğitimini Sakarya 1. Endüstri Meslek Lisesinde (Elektrik Bölümü) tamamladı. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisi olarak tamamladı. İlk Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Elektrik Elektronik Mühendisi (Yüksek Mühendis) olarak tamamladı. İkinci Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İşletme bölümünde tamamladı. Askerliğini kısa dönem olarak Ankara’da ve Manisa’da yaptı. Çalışma hayatına 1991 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak Sivas, Tekirdağ ve Sakarya illerinde Teknik Öğretmen ve Yönetici olarak başladı. 2004-2007 yılları arasında Adapazarı Merkez Belediyesi’nde Teknik İşler Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. 2007-2014 yılları arasında Sakarya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı, 2021-2022 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev aldı. Ardından, 2022 yılında Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Daire Başkanı olarak atandı. Bu görevde kuruma ait 6 HES ve 1 GES işletmeciliği yapılmaktadır. Halen bu görevini yürütmektedir. 2017 yılından bu yana Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Sakarya Şube Başkanlığı’nı yürütmesinin yanında yerel ölçekli derneklerde muhtelif görevlerde bulunmuştur. 2015 yılından bu yana “Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı" da yapmaktadır. Telekomünikasyon alanında Cem SERTEL ile birlikte kaleme aldığı “Haberleşme Tekniği-1” kitabı halen lise ve üniversitelerde ders kitabı olarak kullanılmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Genel

Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsü, hayat serüveninin sorgulandığı ve bu serüvene dair derin düşüncelerin anlatıldığı, yürek burkan bir türküdür. Türkünün her mısrası, insanın dünyadaki yolculuğuna...

Genel

TEBRİKLER SAKARYA KENT KONSEYİ, TEBRİKLER GENÇLİK MECLİSİ. Sohbetlerimizde her nasılsa yeni neslin durumunu tartışmaya açarız. Bu konuda oldukça mahir olan toplumumuz. Gençleri de hedefe...

Genel

İçerisinde bulunduğumuz mevsim gereği gündemimize giren bir meteorolojik yazı kaleme almak istedik. Ama bizim niyetimiz meteorolojiden haber vermek değil. Bu yazıyı Kar haberlerini menfi yapanlar...

Genel

Çocukluğumdan beri duyduğum “Vefalı ol” cümlesini hep merak ederdim. Ne demekti ki vefa? Aklım biraz ermeye başladığında da “Vefa”nın sevdiğine bağlı kalmak manasını taşıdığını...

Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this