Dünya, utanma duygusunu kaybetmiş güç sahiplerinin elinde her geçen gün daha sert ve acımasız bir hâl alıyor. Artık küresel zulüm gizlenmiyor, süslenmiyor ya da gerekçelendirilmiyor. Arsızlar ar perdesini yırtmış durumda; yüzsüzlüklerini de güç zannederek aleni bir şekilde sergiliyorlar.
Eskiden büyük güçler yaptıklarını örtmekte mahirdi. İşgale “demokrasi”, talana “özgürlük”, darbeye “istikrar” denirdi. İnsanlık, yalanın ambalajına sarılmış zulme bir şekilde ikna edilmeye çalışılırdı. Bugün ise o ambalaj da çöpe atıldı. Güçlü olan, artık açık açık konuşuyor; “Bu topraklar benim, bu petrol benim, bu yönetici benim tercihim.”
Venezuela ve Kontrolsüz Güç İtirafı
Venezuela’da yaşananlar, bu yeni pervasızlığın ve küresel zulüm düzeninin son örneklerinden biri. Başkan Maduro ve eşinin evinden Amerika tarafından kaçırılması iddiaları, dünyanın ne kadar kontrolsüz bir noktaya geldiğini gösteriyor. Ardından gelen açıklamalar ise artık hiçbir şeyin saklanmadığını teyit ediyor.
ABD eski Başkanı Trump’ın şu sözleri hafızalarda: “Venezuela’nın petrollerini biz yöneteceğiz, kimi istersek onu iktidara getiririz.” Bu cümleler, basit bir siyaset analizinden çok, küresel bir kontrolsüz güç itirafıdır.
Burada önemli bir ayrımı da yapmak zorundayız. Bir zalimin zulmü, başka bir zalimin eliyle ortadan kaldırıldığında adalet sağlanmış olmaz. Elbette Maduro’nun kendi halkına karşı sorumlulukları ve hataları tartışılabilir. Ancak bir devletin başka bir devlet başkanına operasyon yapması, uluslararası hukukta kabul edilemez.
Rachel Corrie, İsrail’de zulmü protesto ederken katledildiğinde şöyle demişti: “Zulüm bizdense, ben bizden değilim.” Zalimliği düzeltmenin yolu, daha büyük bir zalim olmak değildir.
Gazze ve Doğu Türkistan’da Sessiz Kalınan Zulüm
Bugün aynı çifte standardı Gazze’de çok daha ağır bir şekilde görüyoruz. İsrail, uzun süredir dünyanın gözü önünde Gazze’yi yerle bir ediyor. Binlerce çocuk, kadın ve yaşlı katlediliyor. Sözde “barış” deniliyor ama bombalar susmuyor. “İnsani yardım” deniliyor ama yardım tırlarına kapılar kapatılıyor.
Küresel zulüm artık sadece yapılmıyor; normalleştiriliyor, hatta kutlanıyor. Yılbaşı gecesi bahanesi ile Gazze’nin üzerine bomba yağdırılırken eğlenen asker görüntüleri, insanlığın savrulduğu noktayı acı bir şekilde gösteriyor.
Diğer yanda, Çin tarafından Uygur Türklerine uygulanan baskı devam ederken dünya yine sessiz. Güç, farklı bir coğrafyada yine dünyanın gözleri önünde bildiğini okuyor.
Adalet Örümcek Ağına Döndü
Görünen o ki dünya, güç sahiplerinin adaleti kendi çıkarlarına göre eğip büktüğü bir düzene teslim edilmiş durumda. Hukuk güçlüye göre yazılıyor, mazlumdan ise sabır bekleniyor.
Honoré de Balzac’ın şu sözü günümüzü özetliyor: “Bugünkü adalet, büyük sineklerin delip geçtiği, küçüklerin de takılıp kaldığı bir örümcek ağı gibidir.”
Ancak tarih bize şunu defalarca gösterdi: Güce yaslanan küresel zulüm, er ya da geç kendi ağırlığı altında çöker. Bizler için mesele, kimin güçlü olduğu değil; kimin haklı olduğudur. Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında durmak, vicdan sahibi herkesin borcudur.
Unutulmamalıdır ki; gecenin en karanlık anı, sabahın çok yakın olduğunu gösterir. Bu arsızlık düzeni, kendisini yenilmez sananların elinde bir gün mutlaka dağılacaktır.
Selam ve dua ile.

KÜRESEL ZULÜM ve ARSIZLIK DÜZENİ: GÜÇ SAHİPLERİNİN ADALET OYUNU
—
Abdulkadir ŞEN’in diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.
1971 yılında Sakarya’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Adapazarı’nda tamamladı. Halkla ilişkiler ve medya mezunu olan Abdülkadir Şen evli ve 2 çocuk babasıdır. 1999 depremi sonrası Beton Santrali Müdürü olarak 7 yıl görev yaptı. 2007 yılında Sakarya Kültür ve Sosyal Yardım Vakfı ( SAKVA)'nda Yönetim Kurulu Üyesi ve idareci olarak bulundu. Seyahat etmeyi seven Abdülkadir Şen’in yaptığı seyahatlerinden derlediği FAS ve BALKANLAR’ı anlattığı yayımlanmış 2 gezi/anı kitabı, Kurtuluş savaşı kahramanlarından Kazım Çavuş'un savaş hatıralarını yazdığı bir kitabı vardır. Sakarya merkezli yayın yapan Zafer Dergisinde ve Yeni Sakarya Gazetesinde yazıları çıkmaktadır. Halen Sakarya ili Adapazarı ilçesinde hayatını sürdürmektedir.






















