Connect with us

Hi, what are you looking for?

Genel

Sakarya Sivil Toplum Kuruluşları: Birlik Ruhu ve Derin Güç

Sakarya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu

Birlik Olunca Güçleniriz

Birlik, herkesin aynı şeyi papağan gibi tekrarlaması demek değildir. Aksine birlik; farklı sözleri, farklı fikirleri aynı hedef için söyleyebilme sanatıdır. Sakarya sivil toplum kuruluşları açısından Türkiye’nin en şanslı ve sayılı şehirlerinden biridir.

Yanlış değilse, bugün şehrimizde üç bine yakın dernek aktif durumdadır. Bunun yanında vakıflar, sendikalar ve çeşitli sivil inisiyatifler de sahada faaliyet göstermektedir. Bu tablo, Sakarya’nın sadece fiziki değil, vicdani ve toplumsal reflekslerinin de ne kadar güçlü olduğunun açık bir göstergesidir.

Buna rağmen, şehrimizin geçmişte birlik ve beraberlik konusunda zorlandığı dönemler olduğu da bir gerçektir. İşte tam bu noktada, on yılı aşkın süredir istikrarlı biçimde devam eden Sakarya Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Platformu ayrı ve özel bir yerde durmaktadır.

Sakarya Sivil Toplum Kuruluşları: Aynı Çatı, Farklı Sesler

Yaklaşık 11 yıl önce 100’e yakın sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek bu kıymetli platformu oluşturdu. Bugün bu yapı, sadece bir isim ya da tabeladan ibaret değildir. Platform; her ay düzenli olarak toplanan, meseleleri yüzeysel değil derinlemesine ele alan, istişare kültürünü canlı tutan dinamik bir yapıya sahiptir.

Bu toplantılarda konular hep bir ağızdan konuşulmaz. İşleyiş şöyledir:

  • Her dernek, vakıf ve temsilci kendi bakış açısını özgürce ifade eder.

  • Görüşler tartışılır ve farklı düşünceler masaya yatırılır.

  • Zaman zaman sert ama daima seviyeli istişareler yapılır.

Sonunda ise ortak bir kanaat oluşur. Bu kanaat; şehir menfaati, insan menfaati ve ümmet menfaati gözetilerek ilgili makamlara iletilir. İşte bu yönüyle Sakarya sivil toplum kuruluşları, sadece bir birliktelik değil; ortak aklın ve istişarenin kurumsallaşmış halidir.

Sakarya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu

Birlik Sonuçtan Önce Gelir

Elbette zaman zaman şu eleştiriler kulağımıza çalınabilir: “Bu kadar büyük bir yapıdan neden daha hızlı, daha sert sonuçlar çıkmıyor?”

Bu sorular anlaşılır olmakla birlikte, gözden kaçırılmaması gereken temel gerçek şudur: Birliğin kendisi başlı başına bir sonuçtur. Çünkü bir arada kalabilen yapılar, zamanı geldiğinde daha güçlü ve daha etkili adımlar atar.

Nitekim geçmişe bakıldığında, platformun ortaya koyduğu birçok kıymetli çalışma görülmektedir. Sakarya sivil toplum kuruluşları faaliyetleri arasında şunlar öne çıkar:

  1. Gazze ve Filistin Desteği: Özellikle Filistin, Gazze ve Doğu Türkistan konusunda son iki yılda verilen maddi ve manevi destekler kamuoyunun malumudur.

  2. Çevre Bilinci: Sapanca Gölü’nün korunmasına yönelik yapılan açıklamalar, eylem planları ve oluşturulan farkındalık bu iradenin ürünüdür.

  3. Ahlaki Hassasiyetler: Toplumun ahlaki yapısını ilgilendiren konularda bürokratlarla görüşülerek somut adımlar atılmıştır.

İstişare Kültürü Bir Nimettir

Bazı zamanlar vardır ki, insan tek başına konuştuğunda sesi duyulmaz. Hatta kendini ifade etmekte zorlanır. İşte böyle zamanlarda, düşünceler birebir örtüşmese bile aynı masa etrafında toplanabilmek büyük bir nimettir. Elhamdülillah Sakarya’da böyle bağımsız ve geniş ufuklu fikri bir Platform var.

Atalarımız boşuna dememiştir; “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”

Sakarya STK Platformu, bu sözü sadece dillendirmemiş; bizzat hayata geçirmiştir. Usulü olan bir birliktelik kurmuş, usulsüzlüğe düşmeden yol almaya gayret etmiştir. “Vusulsüzlüğümüz usulsüzlüğümüzdendir” denir ya; burada söz de vardır, usul de vardır.

Bu Birliği Korumak Hepimizin Görevi

Sonuç olarak, Sakarya sivil toplum kuruluşları platformunu desteklemek; yalnızca sivil toplumun değil, bürokratların, seçilmişlerin ve halkın da sorumluluğudur. Çünkü bizler birlik ve beraberlik içindeyken kardeşçe yaşayabiliyoruz. Biz Müslümanız; hangi mesele olursa olsun, bir olabilme iradesini diri tuttuğumuz sürece güçlü kalırız.

İyi niyetle yola çıkan, rüzgârda savrulmayan, en küçük fırtınada eğilip bükülmeyen; dik durmayı beceren dernek, vakıf ve sendika başkanlarını gönülden tebrik ediyorum.

Her söylediğimizi kabul ettirmek mümkün değildir. Zaten doğru olan da bu değildir. Ama doğrularda birlikte durabilmek, aynı yerde saf tutabilmek çok kıymetlidir. Değişen dünya her yeni gün farklı konuları önümüze çıkarmaktadır. Yeni konular, farklı mücadele zeminleri ve çözüm önerileri gerektirmektedir.

Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. İnancım odur ki; Sakarya için, ülkemiz için ve ümmet için bu platform daha nice hayırlı hizmetlere vesile olacaktır.

Bu birlikteliği ayakta tutmak için emek veren; başkanından üyesine, istişareye katkı sunan herkese selam olsun.

Abdulkadir ŞEN’in diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

1971 yılında Sakarya’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Adapazarı’nda tamamladı. Halkla ilişkiler ve medya mezunu olan Abdülkadir Şen evli ve 2 çocuk babasıdır. 1999 depremi sonrası Beton Santrali Müdürü olarak 7 yıl görev yaptı. 2007 yılında Sakarya Kültür ve Sosyal Yardım Vakfı ( SAKVA)'nda Yönetim Kurulu Üyesi ve idareci olarak bulundu. Seyahat etmeyi seven Abdülkadir Şen’in yaptığı seyahatlerinden derlediği FAS ve BALKANLAR’ı anlattığı yayımlanmış 2 gezi/anı kitabı, Kurtuluş savaşı kahramanlarından Kazım Çavuş'un savaş hatıralarını yazdığı bir kitabı vardır. Sakarya merkezli yayın yapan Zafer Dergisinde ve Yeni Sakarya Gazetesinde yazıları çıkmaktadır. Halen Sakarya ili Adapazarı ilçesinde hayatını sürdürmektedir.

Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Genel

Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsü, hayat serüveninin sorgulandığı ve bu serüvene dair derin düşüncelerin anlatıldığı, yürek burkan bir türküdür. Türkünün her mısrası, insanın dünyadaki yolculuğuna...

Genel

TEBRİKLER SAKARYA KENT KONSEYİ, TEBRİKLER GENÇLİK MECLİSİ. Sohbetlerimizde her nasılsa yeni neslin durumunu tartışmaya açarız. Bu konuda oldukça mahir olan toplumumuz. Gençleri de hedefe...

Gezi

Ostrozac Kalesi (Boşnakça: Tvrđava Ostrožac) Bosna-Hersek’in en güzel ve en küçük şehirlerinden biri olan Cazin’e bağlı Ostrojaç köyünde bulunan bir kaledir. Kale, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16....

Genel

Grafik tasarım, görsel iletişim, tipografi ve görsellik unsurlarını bir araya getirerek mesajları ve fikirleri ileten bir sanatsal disiplindir. Grafik tasarımın köklü bir geçmişi vardır...

Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this