Sakarya’da metrobüsün devreye alınması, yalnızca bir ulaşım güncellemesi değil; şehrin yıllardır süregelen “Minibüs-Dolmuş-Otobüs” dengesini kökten sarsan bir operasyon oldu. Bu operasyonun etkileri farklı kesimlerde farklı yankılar uyandırıyor.
Toplu Taşıma Esnafı: Rekabet ve Gelir Kaybı Endişesi
Metrobüs, yıllardır Yenikent-Merkez hattında yolcu taşıyan minibüsçülerin ekmek teknesini daraltmış durumda. “Biz yıllardır bu hattın çilesini çektik, şimdi kaymağını belediye yiyor” diyen esnaf, gelir kaybı ve haksız rekabetten şikâyetçi. Durakların birbirine yakınlığı trafikte korna savaşlarını körüklüyor. Ayrıca ana bulvarların metrobüse tahsis edilmesi, minibüsçüleri ara sokaklara mahkûm ediyor. Belediyenin çözüm önerisi ise bazı hatları “Özel Halk Otobüsü” statüsüne geçirmek ve sistemi entegre etmek.
Vatandaşların Beklentisi: Kesintisiz ve Ucuz Ulaşım
Yenikent’te yaşayanlar için sorun farklı. Kapısının önünden geçen minibüsün kalkması, metrobüse ulaşmak için fazladan yürüyüş anlamına geliyor. Vatandaş ucuz ve kesintisiz ulaşım istiyor ama aktarma yapmak istemiyor. Bekleme sürelerinin artması endişesi de cabası.
Yol Kullanıcıları ve Sürücüler: Artan Trafik ve Uzayan Süreler
Toplu taşımayı kullanmayan ama aynı güzergâhı aktif olarak kullanan bir mozaik kitle var: çocuğunu okula götüren anne, işe yetişmeye çalışan memur, akşam evine dönen işçi… Onlar için mesele toplumsal fayda değil, yolculuk süresinin uzaması. Eskiden rahatça kullandıkları güzergâhın daralması, ışıklarda fazladan beklemek, trafik yoğunluğu… Hepsi günlük hayatın konforunu bozuyor.
Kampüs Hattı ve Sakarya Ulaşımının Geleceği
Metrobüsün ikinci etabı olan Kampüs hattı devreye girdiğinde tartışmalar daha da büyüyecek. Esnafın kaygıları, vatandaşın beklentileri ve yol kullanıcılarının şikâyetleri birbirine eklenerek yeni bir gündem yaratacak.
Her şeye rağmen belediye, modern ve hızlı bir toplu taşıma odaklı şehir kurgulamakta kararlı. Şikâyetlerin ise büyük ölçüde eski alışkanlıkların terk edilmesinden kaynaklandığını düşünüyor.
Şimdi soralım: Esnafın kaygısı mı daha haklı, vatandaşın beklentisi mi, yoksa yol kullanıcılarının şikâyeti mi? Aslında herkes kendi açısından haklı. Ama belediye de diyor ki: “Modern bir şehir için radikal kararlar şart.”
Şehrin ulaşım tarihinde en büyük kırılma noktasıyla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.

SAKARYA’DA METROBÜS DÖNEMİ: ULAŞIMDA GELENEKSEL DENGE SARSILIYOR
—
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.
1969 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk ve orta öğretimini Adapazarı’nda, Lise eğitimini Sakarya 1. Endüstri Meslek Lisesinde (Elektrik Bölümü) tamamladı. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünde tamamladı. İlk Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Yüksek Mühendis” unvanını alarak, ikinci Yüksek Lisans eğitimini ise Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İşletme bölümünde “İşletme Bilim Uzmanı” unvanını alarak tamamladı. Askerliğini kısa dönem olarak Ankara’da ve Manisa’da yaptı. Çalışma hayatına 1991 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda başladı, Sivas, Tekirdağ ve Sakarya illerinde Teknik Öğretmen ve Yönetici olarak vazife yaptı. 2004-2007 yılları arasında Adapazarı Merkez Belediyesi’nde Teknik İşler Başkan Yardımcısı, 2007-2014 yılları arasında Sakarya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcısı, 2021-2022 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanı ve 2022-2026 yılları arasında kuruma ait 6 HES ve 1 GES işletmeciliğinin de yapıldığı Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Daire Başkanı olarak vazife yapmıştır. 2026 yılı başında kamudan emekli olup enerji ve gayrimenkul değerleme alanında faaliyet gösteren kendi firmasını kurmuştur. 2017-2024 yılları arasında Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Sakarya Şube Başkanlığı’nı yürütmesinin yanında yerel ve ulusal ölçekli derneklerde muhtelif görevlerde bulunmuştur. Telekomünikasyon alanında Cem SERTEL ile birlikte kaleme aldığı “Haberleşme Tekniği-1” kitabı halen lise ve üniversitelerde okutulmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır.























