Bir çiftçi sabah tarlasına çıkıp sulama için pompasını çalıştırmak için kendi imkânlarıyla (belki de borç/harç) birkaç panel alıyor, pompasına bağlıyor. Ne şebekeye enerji satıyor ne ticari kazanç peşinde. Ama bir sabah kapısına gelen tebligatla dağıtım şirketinden ceza yediğini öğreniyor.
Lisanssız Elektrik Üretimi Yönetmeliği ve Mevzuat Çatışması
Türkiye’de Lisanssız Elektrik Üretimi Yönetmeliği küçük ölçekli üretime izin veriyor. Ancak resmi kabul yapılmadan işletmeye alınan her tesis “usulsüz üretim” sayılıyor. Çiftçinin pompasına bağladığı panel bile bu kapsamda değerlendiriliyor.
Devletin gerekçesi net: “Şebekeye bildirimsiz enerji basılabilir, kaçak kullanım olabilir.” Oysa çiftçi yalnızca kendi tarlasını suluyor. Bu noktada mevzuatın katılığı ile hayatın gerçekleri çatışıyor.
Medyaya Yansıyan Milyonluk Cezalar ve Milli Servet Kaybı
Şöyle medyadan konuyla ilgili haberleri karıştırıyorum. Antalya-Alanya’da sulama için kurulan panellere 216 bin TL ceza (kabulü yapılmamış lisanssız üretim), Yozgat-Merkez’de gündüz güneş, gece şebeke kullanan çiftçiye 135 bin TL ceza (kaçak elektrik), genel anlamda çiftçi kendi elektriğini üretse de mevzuat onu “kaçakçı” konumuna düşürüyor. Sürecin devamında paneller sökülüyor, milli servet heba oluyor, tarımsal üretim sekteye uğruyor.
İzinsiz Kurulan Sistemlerin Teknik Riskleri Nelerdir?
İzinsiz kurulan sistemlerin teknik açıdan doğurduğu sorunlara değinecek olursak; şebekeye uygun koruma sistemleri olmadan bağlanan paneller, voltaj dalgalanmalarına yol açması (frekans ve voltaj dengesizliği), yanlış bağlantılar trafolarda ve hatlarda arızalara neden olması (ters akım riski), standart dışı kablolama ve sigortasız sistemler aşırı ısınma sonucu yangın çıkarması (yangın tehlikesi) ve topraklama yapılmadan kurulan paneller elektrik çarpması riski (izolasyon eksikliği) sayılabilir.
Resmi kabul yapılmamış tesisleri kuran tarafta ise yanlış açı, hatalı inverter seçimi gibi verim kayıplarını ve düzensiz voltajın sulama pompalarının motorlarını kısa sürede yıpratma riskini sayabiliriz.
Enerji Politikası Çelişkisi: Teşvikler ve Cezalar Arasında
Bir yanda devletin yenilenebilir enerji teşvikleri, diğer yanda çiftçiye kesilen cezaları zihnimizde bir yere oturtamıyoruz. Yazılan cezalar sonucu; belki de kredilerle alınan paneller hurdaya gidiyor ve büyük bir milli servet kaybı oluyor. Enerji bağımsızlığımızı destekleyen Çatı GES’ler teşvik edilirken aynı kategorideki tarla GES’ler cezalandırılıyor.
Şu cümleyi duymak beni çok incitiyor: “Güneş bedava. Panel çiftçinin. Tarla çiftçinin. Ama ceza devletin.”
Çözüm Bekleyen Mağduriyet: Güvenli Kurulum ve Yeni Kategori Şart
Bu tablo yalnızca bir çiftçinin değil, Türkiye’nin enerji politikalarının da aynası. Hukuki mevzuat ile teknik riskler birleştiğinde oluşan mevcut durumda çiftçi mağdur oluyor. Eğer gerçekten yenilenebilir enerjiye ve enerji bağımsızlığına inanıyorsak, çiftçiyi cezalandırmak yerine güvenli kurulum için rehberlik sağlamalıyız. Hukuki olarak da tarımsal sulama sistemleri için ayrı bir kategori tanımlamalıyız. Nihayetinde güneşin ışığı, bürokrasinin gölgesinde kaybolmamalı.

Çiftçinin Güneş Paneline Düşen Bürokrasi Gölgesi
—
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.
1969 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk ve orta öğretimini Adapazarı’nda, Lise eğitimini Sakarya 1. Endüstri Meslek Lisesinde (Elektrik Bölümü) tamamladı. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünde tamamladı. İlk Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Yüksek Mühendis” unvanını alarak, ikinci Yüksek Lisans eğitimini ise Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İşletme bölümünde “İşletme Bilim Uzmanı” unvanını alarak tamamladı. Askerliğini kısa dönem olarak Ankara’da ve Manisa’da yaptı. Çalışma hayatına 1991 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda başladı, Sivas, Tekirdağ ve Sakarya illerinde Teknik Öğretmen ve Yönetici olarak vazife yaptı. 2004-2007 yılları arasında Adapazarı Merkez Belediyesi’nde Teknik İşler Başkan Yardımcısı, 2007-2014 yılları arasında Sakarya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcısı, 2021-2022 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanı ve 2022-2026 yılları arasında kuruma ait 6 HES ve 1 GES işletmeciliğinin de yapıldığı Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Daire Başkanı olarak vazife yapmıştır. 2026 yılı başında kamudan emekli olup enerji ve gayrimenkul değerleme alanında faaliyet gösteren kendi firmasını kurmuştur. 2017-2024 yılları arasında Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Sakarya Şube Başkanlığı’nı yürütmesinin yanında yerel ve ulusal ölçekli derneklerde muhtelif görevlerde bulunmuştur. Telekomünikasyon alanında Cem SERTEL ile birlikte kaleme aldığı “Haberleşme Tekniği-1” kitabı halen lise ve üniversitelerde okutulmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır.






















