Connect with us

Hi, what are you looking for?

Genel

Bürokrasinin Griliğinden Kalemin Beyazına

Dile kolay; 35 yıllık bir kamu görevi, atılan tek bir imza ile nihayete erdi. Geriye dönüp baktığımda; büyük çoğunluğu onur duyduğum, keyif aldığım ve “Bugün olsa yine yaparım,” dediğim işlerle dolu bir geçmiş görüyorum. Az sayıda da olsa, “Keşke yapmasaydım,” dediğim pişmanlıklarım da yok değil. Bu pişmanlıklar bazen bir yatırım tercihi, bazen bir mevzuat çalışması, bazen de bir görevlendirme kararı olarak karşımıza çıkıyor.

Yöneticinin Meyvesi: Karar

Nasıl ki bir sanatkârın varlık gayesi ortaya koyduğu eser ise, bir yöneticinin ürettiği temel “ürün” de aldığı kararlardır. Sektör fark etmeksizin bir idareci, sorumluluk alanında verdiği kararların isabetiyle başarıyı yakalar veya başarısızlığa mahkûm olur. Eğer geriye dönüp baktığınızda “Bugün olsa yine aynı kararı verirdim,” dediğiniz anlar çoğunluktaysa, genel anlamda başarılı bir yol izlemişsiniz demektir. Çünkü o kararlar uygulamaya konmuş ve sonuçları hayatın içinde test edilmiştir.

Yerel Yönetimlerde Beş Başkan, Beş Farklı Üslup

35 yıllık meslek hayatımın 22 yılı mahalli idarelerde geçti. Bu süre zarfında beş farklı belediye başkanı ile çalışma imkânı buldum. Siyasetin odağında değil, bir bürokrat olarak merkeze yakın bir konumda bulunduğunuzda, her liderin kendine has üstün özelliklerine bizzat şahit oluyorsunuz. Bu durum, ister istemez bir mukayeseyi de beraberinde getiriyor:

  • Yönetim Tarzı: Kimi başkan sorumluluk alanınızda sizi tamamen hür bırakırken, bir diğeri en küçük detaya bile müdahale etme ihtiyacı duyabiliyor.
  • İletişim Dili: Bir başkan “abi/arkadaş” samimiyetiyle yaklaşırken, diğeri keskin bir “amir/memur” hiyerarşisini tercih edebiliyor.
  • Öncelikler: Şehrin sorunlarıyla dertlenirken kendi ailesini ve özel hayatını tamamen ihmal eden başkanların yanında; zihinsel yükünü daha dengeli dağıtan, şehri hayatının tek odağı haline getirmeyen profilleri de gördüm.

İdeal Olan: Mutedil Yol

“Hangisi daha doğru?” diye sorulacak olursa, cevabım nettir: Her konuda orta yolu bulan. Bir yöneticinin, yetki devrettiği alanın en küçük detayına kadar müdahale etmesi ne kadar yanlışsa; denetim ve rehberlik görevini tamamen terk etmesi de o kadar hatalıdır.

Özellikle mahalli idareler gibi saha çalışmalarının dinamik olduğu bir yapıda, aşırı resmiyet verimi düşürür. Ancak samimiyetin dozu kaçıp “Yanlış da yapsa arkasındayım,” noktasına gelirse, bu durum o personele sağlanan bir destek değil, aslında bir zulümdür. Zira bu denli büyük bir sorumluluğun vicdani ağırlığını taşıyabilecek insan sayısı oldukça azdır. En doğrusu, resmiyet ile samimiyet arasında “mutedil” bir yol inşa etmektir.

Yeni Bir Dönem, Yeni Bir Konfor

Gelinen noktada, şehirle ve yönetimle ilgili düşüncelerimi daha rahat ifade edebileceğim, en önemlisi de özgürce yazabileceğim bir döneme adım attım. Kamu görevindeyken mevcut başkanın bir faaliyetini övmek “yalakalık” olarak görülebilecekken; en küçük bir eleştiri yapmak ise çalışma huzurunu bozabilecek bir risk taşıyordu.

Artık tüm bu prangalardan azade, deneyimlerimi ve değerlendirmelerimi serbestçe paylaşabilmenin konforuna ulaştım. Her halimize şükrolsun.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Yazan

1969 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk ve orta öğretimini Adapazarı’nda, Lise eğitimini Sakarya 1. Endüstri Meslek Lisesinde (Elektrik Bölümü) tamamladı. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünde tamamladı. İlk Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde “Yüksek Mühendis” unvanını alarak, ikinci Yüksek Lisans eğitimini ise Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İşletme bölümünde “İşletme Bilim Uzmanı” unvanını alarak tamamladı. Askerliğini kısa dönem olarak Ankara’da ve Manisa’da yaptı. Çalışma hayatına 1991 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda başladı, Sivas, Tekirdağ ve Sakarya illerinde Teknik Öğretmen ve Yönetici olarak vazife yaptı. 2004-2007 yılları arasında Adapazarı Merkez Belediyesi’nde Teknik İşler Başkan Yardımcısı, 2007-2014 yılları arasında Sakarya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcısı ve 2021-2022 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev aldı. Halen Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Daire Başkanı olarak vazife yapmaktadır ve bu daire sorumluluğunda kuruma ait 6 HES ve 1 GES işletmeciliği yapılmaktadır. 2017-2024 yılları arasında Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Sakarya Şube Başkanlığı’nı yürütmesinin yanında yerel ve ulusal ölçekli derneklerde muhtelif görevlerde bulunmuştur. 2015 yılından bu yana “Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı" da yapmaktadır. Telekomünikasyon alanında Cem SERTEL ile birlikte kaleme aldığı “Haberleşme Tekniği-1” kitabı halen lise ve üniversitelerde okutulmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir.

Genel

Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsü, hayat serüveninin sorgulandığı ve bu serüvene dair derin düşüncelerin anlatıldığı, yürek burkan bir türküdür. Türkünün her mısrası, insanın dünyadaki yolculuğuna...

Genel

TEBRİKLER SAKARYA KENT KONSEYİ, TEBRİKLER GENÇLİK MECLİSİ. Sohbetlerimizde her nasılsa yeni neslin durumunu tartışmaya açarız. Bu konuda oldukça mahir olan toplumumuz. Gençleri de hedefe...

Gezi

Ostrozac Kalesi (Boşnakça: Tvrđava Ostrožac) Bosna-Hersek’in en güzel ve en küçük şehirlerinden biri olan Cazin’e bağlı Ostrojaç köyünde bulunan bir kaledir. Kale, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16....

Genel

Grafik tasarım, görsel iletişim, tipografi ve görsellik unsurlarını bir araya getirerek mesajları ve fikirleri ileten bir sanatsal disiplindir. Grafik tasarımın köklü bir geçmişi vardır...

Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this